Toyota, Avrupa Birliği’nin “Made in Europe” planına tepki gösterdi ve Türkiye’deki üretimin dışlanmasının yatırım, istihdam ve rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısı yaptı.
AB’nin Made in Europe Planı Nedir?
Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı teklif; şirket filoları için satın alınacak araçlar ve küçük elektrikli otomobillerin kamu alımları ile sübvansiyonlardan yararlanabilmesi için AB içinde üretilmesini şart koşuyor.
“Industrial Accelerator Act” olarak bilinen düzenleme taslağı ayrıca, bataryalar hariç olmak üzere otomotiv bileşenlerinde yüzde 70 yerel içerik oranı zorunluluğu getiriyor.
Bu şart, sübvansiyonlar veya kamu sözleşmelerinden yararlanabilmek için temel kriterlerden biri olacak.
Türkiye Neden Dışlanıyor?
Teklif, Türkiye’de üretilen ürünleri tamamen “Made in EU” kapsamına almamaktadır. Nitekim Tüzük metni Gümrük Birliği kapsamında Türkiye’yi AB üyesi veya EEA (Avrupa Ekonomik Alanı) ülkesi statüsünde saymıyor.
Planın coğrafi kapsamı sadece 27 AB üyesiyle sınırlı değil; Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn’ın dahil olduğu Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) ülkeleri de bu “güvenli üretim çemberine” dahil ediliyor ancak Türkiye dahil değil.
Toyota’nın Talebi: Gümrük Birliği Eşit Muamele
Şirket, Türkiye’de üretilen araçların da teşvik kapsamına alınmasını talep ediyor. Toyota, Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı statüsü gereği, “Made in EU” uygulamalarında Avrupa Birliği ile eşit şekilde değerlendirilmesi ve teşvik mekanizmalarının dışında kalmaması gerektiğini vurguluyor.
OSD Başkanı Eroldu’dan Uyarı: Türkiye’nin Dahil Edilmesi Stratejik Gereklilik
OSD (Otomotiv Sanayicileri Derneği) Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye’nin bu tanıma dahil edilmesinin stratejik gereklilik olduğunu belirtti:
“Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı statüsü gereği, ‘Made in EU’ uygulamalarında Avrupa Birliği ile eşit şekilde değerlendirilmesi ve teşvik mekanizmalarının dışında kalmaması son derece önemli olup, Türkiye ve Avrupa otomotiv sanayilerinin rekabetçiliğini koruyabilmeleri için Türkiye’nin bu tanıma dahil edilmesi stratejik bir gerekliliktir“.
Eroldu, aşağıdaki riskleri de vurguladı:
“Ülkemizde üretilen taşıt araçları ve parçalarının söz konusu tanımın dışında bırakılması Gümrük Birliği’nin Türkiye ve AB’ye getirdiği avantajı ortadan kaldırır ve bu yapının işlevini yitirmesine neden olacaktır”.
Türkiye’nin İhracat Şampiyonu Otomotiv Sektörü En Büyük Risk Altında
Türkiye’nin ihracat şampiyonu otomotiv sektörü en büyük risk altında. Elektrikli araçlarda aranan %70 yerlilik şartı, ana sanayiyi zorlayabilir.
Taslağa göre öngörülen zorunlu üretim oranları:
-
Elektrikli Araçlar (EV): Pazarın en stratejik ürününde %70 oranında Avrupa’da üretim şartı
-
Pencere ve Kapı Sistemleri: Üretimde kullanılan plastik hammaddede %30 yerlilik
-
Alüminyum: Sanayinin temel girdisi olan alüminyumda %25 Avrupa menşei
-
Beton ve İnşaat: Kamu ihalelerinin vazgeçilmezi betonda %5 yerli üretim zorunluluğu.
TOGG, Karsan, Isuzu, Otokar Risk Altında
Eğer Türkiye sistemin dışında tutulursa; TOGG, Karsan, Anadolu Isuzu ve Otokar gibi devlerin Avrupa pazarındaki rekabet gücü ciddi yara alabilir.
Düzenleme Neleri Kapsayacak?
Teşvik Filtresi: Kamu desteği ve vergi indirimi sadece %70 yerlilik şartını sağlayan araçlara verilecek.
Batarya Şartı: Batarya bileşenlerinin büyük kısmı Avrupa menşeli olacak.
Yeşil Çelik: Otomotivde daha pahalı ama düşük karbonlu Avrupa çeliği kullanımı şart koşulacak.
Nihai Müzakereler 28 Ocak 2026’ya Ertelendi
AB içindeki görüş ayrılıkları nedeniyle nihai müzakereler 28 Ocak 2026’ya ertelendi.
Komisyon tarafından 28 Ocak 2026’da görüşe açılması öngörülen ‘AB’de Üretilmiş’ tanımlaması ilk aşamada otomotiv sanayisini etkileyecek gibi görünürken tüm sanayiye yansıyacak.
Ticaret Bakanı Bolat: Türkiye’nin Made in EU’ya Dahil Olacağı Duyuruldu
Geçtiğimiz hafta Ticaret Bakanı Sayın Bolat’ın Türkiye’nin de “Made in EU”ya dahil olacağını duyurması, Türk işletmeleri bakımından memnuniyetle karşılandı.
Türkiye’nin bu kapsama dahil olması ihtimali, Avrupa Komisyonu’nun 4 Mart 2026 tarihli “Stratejik Sektörlerde Sanayi Kapasitesinin Artırılması ve Karbonsuzlaştırmanın Hızlandırılmasına İlişkin Önlemler” başlıklı tüzük teklifinde yer almaktadır.
Bir Ürünün “Birlik Menşeli” Kabul Edilmesi Kriterleri
Bir ürünün Birlik menşeli veya eşdeğer içerik olarak kabul edilebilmesi için başlıca kriterler:






































